ARI SÜTÜ
ARI SÜTÜ

ARI SÜTÜ


Arı sütü, 6-12 günlük isçi arıların kafalarındaki çene altı ve hipofarenks bezlerinden salgılanan, besin değeri ve biyolojik aktivitesi çok yüksek değerli bir üründür.

Arı Sütü, işçi arıların vücudunda polenlerin sindirimi sırasında ortaya çıkan krem kıvamında bir sıvıdır; arıların başlarının iki yanındaki bezlerden salgılanmaktadır. Arı sütü, işçi arıların ve kraliçe arı adaylarının beslenmesi için petek gözlerinde depolanır ve özel olarak vakumlanarak toplanmaktadır.

İşçi arılar sadece üç gün boyunca arı sütüyle beslenmekte, kraliçe arı ise tamamen arı sütüyle beslenmektedir. Sırf bu beslenme farkından dolayı işçi arılar yedi-sekiz hafta yaşadığı halde, kraliçe arı 5-7 yıl ömür sürmektedir. Arı sütünde 2.0-6.4 oranında 10 hidroksi delta-2-dekenoik asit (HDA) bulunmaktadır. Arı sütünün içeriğinde kolajen, lesitin, A, C, D ve E vitaminleri ile tüm B vitamini kompleksleri bulunmaktadır, pantotenik asit açısından oldukça zengin bir bileşendir. Bununla beraber, fitosteroller (özellikle beta-sitosterol), enzimler, asetilkolin ve estrodiol ve testosteron gibi hormonlar da içermektedir. Polen çiçekli bitkilerin erkek üreme hücresi olup, bal arıları tarafından toplanır. Arının kendi ana besinidir. Polen, protein (25-30), karbonhidrat, tüm serbest amino asitler, temel yağ asitleri, mineral maddeler, B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak C, D, vitaminleri, doğal hormon, enzim, koenzim, pigment, karbonhidrat ve fermentler içermektedir. Arı poleni, karotenoidler, flavonoidler ve fitosteroller açısından zengindir. Bu bileşenlerin oranları arının poleni topladığı bitkisel kaynaklara ve büyüme şartlarına göre değişmekle birlikte, beta-karoten, beta-sitosterol, isohamnetin, kaempferol, likopen, quercetin ve rutin içeriğinin sabit olduğu saptanmıştır. Özellikle Kestane Balı lı karışımlar tavsiye edilmektedir. Bal, arıların bedeninde çiçek özlerinin konsantre edilmesiyle üretilen doğal bir üründür.Balın içeriğinde ,glükoz,fruktoz,A,B kompleksleri,C,D,E,K ve beta karoten vitaminleri,mineraller ve enzimler  bulunmaktadır.

Kullanımı: Sabah – akşam olmak üzere 1 çay kaşığı alınması tavsiye edilir.


Arı Sütü Nasıl Kullanılmalı?

Arısütünün iki kullanım şekli vardır. Birincisi saf olarak, ikincisi ise balla karıştırılarak. Saf olarak alınması halinde dil altına konur ve yaklaşık beş saniye kadar dil altında bekletilir ve sonra yutulur. Balla karışması halinde dil altında bekletmeye gerek kalmaz. Saf Arısütünün kullanıcı tarafından muhafazası zor olabileceğinden en iyi kullanım şekli bal ile karıştırılarak alınmasıdır. Bal ile karıştırılarak alındığı zaman kana karışması ve faydasını göstermesi daha hızlı olur. Arısütü; saf veya balla karışmış olarak, her iki şekilde de sabah ve akşam olmak üzere aç karnına alınmalıdır. Bunun yanı sıra Arısütünün karıştırıldığı balın kalitesinin iyi olması, nektarı yüksek çiçeklerden elde edilmiş olması, hileli ve kalitesiz bal olmaması gerekir. Arı sütü saf veya balla karışmış her iki halde de kesinlikle metalle temas edilmemeli, ışıkta kalmamalıdır. 

Arı sütünün ne kadar kullanılması gerektiği ise, saf olarak veya balla karışmış olarak, her iki halde de; bünyenin yaşına, sağlık derecesine, varsa hastalığın ağırlığına, veya istenilen maksimum kuvvet seviyesine veya istenilen rahatsızlık derecesine göre değişir. 

Arısütü Bilimsel gramajlar dahilinde; bünyenin yaşına, sağlık derecesine, varsa hastalığın ağırlığına, veya istenilen maksimum kuvvet seviyesine veya istenilen rahatsızlık derecesine göre; dozajına uygun kullanıldığı takdirde 2 yaşından büyük çocuktan, en yaşlı bünyeye kadar herkes tarafından kullanılabilir. 

Arısütü her kullanım şekli ile de sabah ve akşam olmak üzere aç karnına alınmalıdır ve kesinlikle metal kaşıkla temas etmemesi gerekmektedir. Saf arısütünün karışım yapıldığı balın kalitesinin iyi olması, nektarı yüksek çiçeklerden edilmiş olması, katkısız doğal bal olması gereklidir. Saf arısütü ışıkta kalmamalı, buzdolabında saklanmalıdır.

Kullanım Şartları

Arısütünün ne kadar kullanılması gerektiği ise, saf olarak veya balla karışmış olarak, her iki halde de; bünyenin yaşına, sağlık derecesine, varsa hastalığına ve hastalık derecesine, veya istenen kuvvet seviyesine göre 2 yaşını doldurmuş çocuktan, en yaşlı bünyeye kadar herkes tarafından kullanılabilir. 

Kullanım Alanları

Kandaki kollestrol, total lipit, fosfo lipit, trigliserit, B-liprotein seviyelerini düşürür. Tansiyonu düşürdüğü ve damar genişletici fonksiyonu olduğu , insülin ve benzeri peptitleri içermesi nedeni ile(kan şekeri düşürücü ) etkisi olduğu immünolojik etkisi antimikrobiyal etkisi cilt ve saç hastalıkları tedavi edici etkisi cinsel fonksiyonları düzenleyici sperm sayısını artırıcı etkisi organizmaya hareket canlılık ve kuvvet verir. Hipo ve Hiper Tansiyonu ayarlar. Kan basıncının normal düzeyde kalmasını sağlar.Kan üretimini kolaylaştırır. Anemiyi giderir. Kanser tedavisinde etkili kapasiteye sahiptir.

Hormonal faliyetleri düzenler kadınların bozulan kan dengesini düzenler. Yaşlılıktan oluşan damar sertliğini ve bitkinlik hallerini giderir.Kalp damarlarını temizler. Astım, Bronşit,Tüberkülozlu hastalarda, Sinir deprasyon ve Asabiyeyi önlemede, Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında böbrek ve idrar yolları rahatsızlıklarında sarkık vücüt organlarını özellikle göğüsleri dik duruma getirmesinde süt salgi bezi fonksiyonlarının artmasında döl tutma oranının artmasında yüz derisinin kurumasında ve cilt maskelerinde kullanılır.

Arı Sütü Faydaları

Arı sütünün, bebek-çocuk-erkek-kadın-yaşlı yaşamlarında, Gebelikte; doğum öncesi ve sonrası süreçte ve anne karnından itibaren gelişme çağındaki çocuklarımıza pek çok yararları vardır. Zihinsel gelişim ve büyümede çok etkindir. Yaşlanmayı geciktirici, kanser tedavisi ve ağır ilaç kullanımından doğan organ bozukluklarında en önemli etken maddedir.

Çocuk sahibi olmak isteyenlerin ilk başvurdukları ilaçlar arısütlü macunlardır. Yüzyıllardır tüm insanlığın ölüm hariç her derde faydalı olarak gösterdikleri besin arısütüdür. Hastalıkla savaşanlar için çok önemli bir destektir. Kanserle ve ağır hastalıklarla mücadelede propolis ile birlikte en çok başvurulan ürünlerden biridir. Sporcular ve egzersiz yapanlar için vazgeçilmez gıda ve doğal dopingdir. Çocuk sahibi olmak isteyenler, iş ve yaşamlarında performans, zindelik ve verimliliği artırmak isteyenler, uzun ve sağlıklı yaşam arzulayanlar, saç dökülmesi, sırt ağrısı, sivilce gibi problemleri olanlar gibi her kesimden kullanıcıların gördükleri çeşitli önemli yararlardan bazıları şunlardır: 


İYİ BİR KORUYUCUDUR: Antibakteriyel özelliğinden dolayı içinde birçok gıda bozulmadan saklanabilir. 

MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar. 

KANSIZLIĞI GİDERİR: Kan yapıcı özelliğinin yanında hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir. 

DAMARLARI AÇAR: Diğer şekerlerin oksine okisjen ile reaksiyona girdiğinde tam yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır. Kalp adelesine faaliyet ve zindelik vermesiyle 2Kalp Hastalarına faydalıdır

ROMATİZMA: Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir.

ALERJİ: Alerjik vakıalarda pahalı ve zahmetli tedavilerin yerini alacak bir alternatif tedavidir.

AĞRI DİNDİRİCİ: Balın bilhassa buharı ağrı ve sızıyı birkaç dakika içinde dindirmeye başlar.

İŞTAH AÇICI: İhtiva ettiği A,B,C, ve diğer vitaminler ve mineraller insana zindelik verir.

DOĞAL DİŞ MACUNU: Diğer tatlı ve meyvelerin zıttı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve diş etlerini mikroplardan korur,ağızdaki yaraları tedavi eder.

KABIZLIK: Bilhassa sıcak bal şerbeti kabızlığı kısa sürede geçirir.

ŞİŞMANLIK: Bal içerdiği enzimler sebebiyle şişmanlığı önler. Bilhassa ılık bal şerbetinin zayıflatıcı özelliği vardır.

YARA İLTİHAP GİDERİR: Bugün modern tıpta ameliyat yaralarında bal kullanıldığı bilinmektedir. Cavanagh ve BEAZLEY adlı araştırmacılar balın laboratuar şartlarında özellikle boğaz iltihaplarında kendini gösteren Kalbi Tutacoli mikropları ile Candida Albicans isimli mantarlar üzerinde balın etkili olduğunu gözlüyorlar. İnhibin mikropların üremesini de önler.

BALGAM SÖKTÜRÜR: Balgamı keser vücudun pis rutubetini giderir.

GÖZE FAYDALIDIR: Gözün görme gücünü arttırır. Nar suyu ile karıştırılıp göze sürme gibi çekilirse gözün keskin görmesini sağlar.

KARIN AĞRISI: Karın ağrısını geçirir. Bal şerbeti karın ağrılarını çok kısa bir sürede dindirir.

İDRAR SÖKTÜRÜR: Mesane yollarını temizler. İltihabını giderir.

KÖPEK ISIRMASI’na karşı faydalıdır. Köpek ısırınca bal şerbeti içilir. Ve köpeğin ısırdığı yere bal sürülür.Kuduz ihtimaline karşı tıbbi tedbirler ayrıca alınmalıdır.

CİLDİ GÜZELLEŞTİRİR: Vücud bal ile oğulursa cilt yumuşar. Bitleri öldürür.

SAÇLARI BESLER: Saça sürülürse saçları yumuşatır. Besler,uzatır,parlaklık ve canlılık kazandırır.

NEZLEYİ geçirir. Bal limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır.

VEREM: Özellikle çiçek balı gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse akciğer yaraları ve vereme çok faydalıdır.

YANIKLAR: Bal zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülürse acı,sızı çekilmez. Yanık kısa sürede iyileşir. Yanık izi kalmaz.

VARİSE faydalıdır. Bal vücudda olan olan varis ve varis yaralarına masaj yapılarak sürülürse çok faydalıdır.

KARACİĞER: Bal karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

SARILIK: Balla salatalık rendelenerek yenirse susuzluğu giderir. Kanı temizler. Sarılığı kısa sürede iyileştirir.

Arı Sütü Ne Kadar Kullanılmalı?

Arı sütü saf olarak alınacaksa dilaltından alınmalıdır. Bir ölçek arı sütü dilaltına alınıp yutulmadan beklenir 20-30 saniye içerisinde dilaltındaki kılcal damarlar vasıtasıyla hemen emilir ve sindirilir. Arı sütünün dozajı konusunda kulaktan duyma bazı bilgilerin gerçekçi olmadığını belirtmekte yarar var. Çok az elde edilebilen ve çok yüksek fiyatlardan satıldığı için az miktarlarda kullanılması gerektiği fazla alınınca vücuda zarar verebileceği düşüncesi yaygındır. İdeal kullanım için yetişkin kişilerde günlük kullanım en fazla 10-15 gr olmalıdır. Bir çay kaşığı 3-5 gr gelmektedir. Bununla beraber aşırı doz kullanımına bağlı yan etkiler bilinmemektedir. Verilen ölçek tecrübeyle belirlenmiş maksimum fayda için tavsiye edilen kullanım miktarıdır. 

Arı Sütü Nasıl Kullanılır?

Bir mucize olan arı sütü Dünya’nın her tarafında rağbet görmektedir. Çok az üretildiği daha doğru bir ifadeyle çok az elde edildiği için çok yüksek fiyatlardan satılmaktadır. Arı sütü toplanmasının çok zahmetli olması bu fiyatların bir diğer nedenidir. Arı sütü birçok sektörde kullanılmaktadır. Alternatif tıbbın ve apiterapinin en önemli ürünüdür. İlaç sanayinde ve kozmetik sektöründe sıkça kullanılmaya başlanmıştır. Arı sütü saf olarak kullanılacağı gibi su, pekmez veya sütte çözülerek de tüketilebilir. En yaygın olan balla karıştırılarak tüketilmesidir. Bal hem biraz ekşi olan arı sütünün daha rahat alınmasına yardımcı olduğu gibi koruyucu özelliğiyle arı sütünün bozulmasını önler. 
Arı sütü saf haliyle buzdolabında muhafaza edilmelidir. Güneş ışığına maruz kalmamalıdır. Derin dondurucuda 2 yıla kadar bekleyebilir. Buzdolabı rafında 6 aya kadar bekleyebilir.

Ama bala karıştırıldığı zaman buzdolabında değil normal olarak saklanır. Balın koruyucu özelliği sayesinde oda sıcaklığında yıllarca bozulmadan durabilir. Hem küçük çocukların balla beraber almaları daha rahattır. Arı sütü de diğer arı ürünleri ile çok uyumludur. Beraber kullanıldığı zaman daha faydalı olur. Maksimum fayda sağlanmış olur. Arı sütü, bal, polen, propolisli karışımlar Dünya’nın her yerinde çok rağbet görmektedir...

Bir Arı Mucizesi Olan Arı Sütü Nedir?

Arı sütü, bir haftalık genç arıların yutak altı bezlerinden salgıladıkları bir enzimdir. Arılar arı sütünü sadece kraliçe arı ve yavru arıların beslenmesi için üretirler. Kraliçe arı yaşadığı süre boyunca arı sütüyle beslenir. Diğer arılar ise yavruyken ilk 3 gün arı sütüyle beslenir, ilk 3 günden sonra ise bal ve polenle beslenmeye başlarlar. Arı sütü arıların gelişiminde çok etkilidir. Yavru arılar ilk 3 gün arı sütüyle beslenirken çabucak gelişir, larva olurlar ve arı sütü verilmesi kesilir. Arı sütünün üretilmesi de çok zahmetlidir. Arı sütünü bir haftalık genç işçi arılar üretir. Bu arılar ne yeni ergin olmuş acemi arılar ne de kovan dışına çıkarak yıpranmış arılardır. Genç işçi arılar yaşamlarının en verimli zamanlarında, yani bir haftalıkken hem kendileri hem de insanlık için mucizevi faydaları olan arı sütünü üretirler. Sadece arı sütüyle beslenen kraliçe arı diğer arılardan çok farklı bir hal alır. Fiziksel olarak diğer arıların iki katı kadar bir irilikte ve diğer arılardan iki kat kadar daha ağır olur. Diğer arıların hepsi kısır olmasına rağmen, arı sütüyle beslenen kraliçe arı yeryüzünün en doğurgan canlısı olarak günde kendi ağırlığının 2 katı kadar, 1500-3000 yumurta yumurtlar. Kraliçe arının diğer arılardan bir farkı da ömrüdür. Normal arılar 6 hafta yaşadıkları halde kraliçe arı 6-7 yıl yaşar. Bilim adamları, normal arıyla kraliçe arı arasındaki bu büyük farkın sebebini kraliçe arının arı sütü ile beslenmesi olarak açıklamışlardır. 

Kovandaki düzenin ve arı kolonisinin hayatının devamı arı 2sütüne bağlıdır. Arı sütüyle beslenen kraliçe arı kovana hükmeder. Üremeyi sağlar. Kraliçe arı dışında bal arılarının üreme ihtimalleri yoktur. Bahsettiğimiz popülasyonun gerçekleşmesi için kraliçe arının bir günde kendi ağırlığının birkaç katı kadar yumurta yumurtlaması gerekiyor. Yeryüzünde hiçbir canlı da rastlanamayacak derecede inanılmaz bir doğurganlıktır kraliçe arının yumurtlaması. Kraliçe arının sadece arı sütüyle beslenmesi bu mucizevi ürünün ne kadar etkili ve kuvvetli olduğunu göstermektedir.

Arı sütü Tarih boyunca arıya ve arı ürünlerine özellikle de bala çok önem verilmiş, bal en kıymetli besinler arasında yer almıştır. Balın insan sağlığı üzerindeki faydaları anlaşıldıkça toplumların bala ve arıcılığa verdikleri önem de artmıştır. Eski medeniyetlerde hekimler balın iyileştirici özelliğinden sıkça faydalanmışlardır. Arının ve balın bu özelliği sayesinde arıcılık sürekli gelişmiştir. 

Teknoloji ve bilimin gelişmesi ile arı ve arı ürünleri uzun soluklu ve ciddi çalışmalara konu olmuştur. Bilim adamları arının sadece bal yapmadığını, balın dışında polen, propolis, bal mumu, arı zehiri ve arı sütü de yaptığını fark etmişlerdir. Her biri ayrı bir mucizevi içeriğe sahip olan bu ürünleri incelemiş, bunlardan özellikle arı sütü üzerinde binlerce çalışma yapmışlardır. Yapılan her çalışma bir sonraki çalışmaya öncü olmuştur. Her incelemede bilim insanları hayrete düşmüş ve her fırsatta bu hayretlerini dile getirmişlerdir. Son 30 yılda arı sütü üzerine dünyanın hemen her yerinde bilimsel çalışmalar ve deneyler yapılmış ve halen yapılmaya devam edilmektedir. Bu çalışmalar sonunda arı sütünün insan sağlığı üzerindeki mucizevi faydaları tespit edilip arı sütü insanlık yararına sunulmuştur. Arı sütünün şimdiye kadar tespit edilmiş yüzün üzerinde faydası vardır. Bu faydaları bilimsel olarak da ispatlanmıştır. Özellikle kanserle mücadelede, propolis ile birlikte kullanıldığında çok etkili sonuçlar verdiği gözlenmiştir. 

Yapılan bilimsel çalışmalar ile içeriğinde insan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün besinleri barındırdığı tespit edilen arı sütünün, çeşitli hastalıklarla mücadelede de çok yararlı olduğu gözlenmiştir. Tespit edilen diğer önemli bir fayda da hücre yenileyici özelliğine sahip olmasıdır. Bu özelliğiyle dünyanın hemen her yerinde, özellikle çocuk gelişiminde ballı polenli karışımlar şeklinde gıda takviyesi olarak kullanılmaktadır.

Vitamin, enzim, mineral, aminoasit ve protein açısından çok zengin olan arı sütü içeriğinde A,C, D, E, K, H vitaminleri ile B1, B2, B3, B5, B6, B7, B9, B12 vitaminlerini barındırır. Ayrıca başka hiçbir maddede olmayan 10-HDA’yı içerir ki bunun özellikle hastalıklarla mücadelede çok etkili olduğu tespit edilmiştir. Yapılan yüzlerce bilimsel çalışmaya rağmen arı sütünün kimyasal bileşiminin %3 ü çözülememiştir. İçeriğinin bundan sonraki kısmı ise Allah vergisi olarak nitelendirilmiştir. Bu farklılığından dolayı benzeri herhangi bir ürün yapılamamaktadır. 

Dr.Cristina Mateescu, arı sütünün yaşam iksiri olduğunu açıkladı

Romen Biyolog ve Dünya Arıcılar Birliği Daimi üyesi, Dr.Cristina Mateescu, arı sütünün yaşam iksiri olduğunu açıkladı. Mateescu, yaşlılığı önleyici ve vücuda sinerji sağlayan arı sütü tüketiminin yaygınlaşması gerektiğini söyledi.

Erzurum Arı Yetiştiricileri Birliği ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından Atatürk Üniversitesi Oditoryumu'nda, 'İkincil Arı Ürünlerinin Sağlık ve Kozmetik Sektöründe Kullanılması' konulu konferans düzenlendi. Konferansa davetli olarak katılan Dr. Cristina Mateescu arı sütünün tüketilmesi ve önemi üzerine konuştu. Arı sütünün doğal bir yaşam iksiri olduğunu ve insan sağlığı üzerinde sayılamayacak kadar faydasının bulunduğuna işaret eden Dr. Mateescu," Günümüz insanı yaşam ve gençlik iksiri arıyorsa arı sütü tüketsin. Çünkü arı sütü doğal bir yaşam iksiri. Gençleşmek isteyenler ve yaşlılık belirtilerini durdurmak isteyenler arı sütü tüketsin." dedi. Arı sütü tüketiminin dünyada ve Türkiye'de az olduğunu ve öneminin yeteri kadar anlaşılmadığına da dikkat çeken Biyolog Dr. Mateescu, "1950'lerin ortasında Arı sütünün önemi anlaşıldı. Hala arı sütünün önemini tam olarak toplumlar tarafından anlaşılmış değil." diye konuştu.

Arı sütünün sinerjik bir etkiye sahip olduğunu da hatırlatan Cristina Mateescu, "Fiziksel ve zihinsel verimliliğini arttırmanın en etkili yolu arı sütünden geçiyor. Metabolizmayı uyarın, kemik kırıklarının iyileşmesinde etkili olan, saç dökülmesini önleyen arı sütünün sayılamayacak kadar faydası var." şeklinde konuştu.

Piyasada arı sütü adı altında sentetik ürünlerin satıldığının ve buna karşı da tüketicileri dikkatli olmaya çağıran Dr. Mateascu, "Japonlar, arı sütünün senteğini yapıp piyasaya sürdü. Bu sentetik arı sütlerine karşı bilinçi ve duyarlı olunmalı". Mateescu, alerjik rahatsızlığı bulunanlar ile astım hastalarının test yaptırmadan arı sütü tüketmemeleri uyarısında da bulundu. Konferans öncesinde Doğu Anadolu Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü tarafından davetlilere, farkındalık oluşturmak amacıyla sıcak süt ikram edildi.